Doğum kontrolü ve korunma

Doğum Kontrolü, her ailenin istediği sayıda ve istediği zaman çocuk sahibi olmasıdır. Bu amaçla kadın ve erkekler tarafından çeşitli doğum kontrol yöntemleri kullanılmaktadır.

Kendinize en uygun doğum kontrol yöntemini seçmeye çalışın. En az yan etkili, en güvenli yöntemleri deneyin. En doğrusu çiftin en kolay uyguladıkları ve yeterli sonuç aldıkları yöntemi seçmesidir. Bu karar her çiftte farklı olabilir. Doktorunuz size seçiminizde doğum kontrol yöntemlerini ayrıntılı olarak anlatarak yardımcı olacaktır.

 

Doğum Kontrol Yöntemleri

Modern Yöntemler

Etkinlik

Geleneksel Yöntemler

Etkinlik

RİA (Rahim İçi Araç, Spiral)

%98

Geri çekme

Belirsiz

Aylık ve Üç Aylık İğneler (Mesigyna ®), (Depoprovera ®)

%99

Takvim Yöntemi

Belirsiz

Doğum Kontrol Hapı

%99,9

Vajinal Ovül

Belirsiz

Kondom (Kılıf, Prezervatif)

%80

 

Tuba Ligasyonu (Kordonların Bağlanması)

%99,9

Doğum kontrolü yöntemleri ile ailelerle birlikte toplumlar da daha sağlıklı yapıda oluşmaktadır. Ayrıca doğum kontrolü ile cinsel yolla bulaşan hastalıklar azalmakta, kürtaj oranı düşmektedir. Anne ve bebeklerin hasta olması ve hayatını kaybetme şansı azalmaktadır. Türkiye'de her yıl yaklaşık 2000 kadın gebelik, doğum ve loğusalık hastalıkları nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Gebe kadınların yaklaşık yarısı gebeliğe istemeden sahip olmakta, yarıdan fazla kadın ise koruma oranı yetersiz olan geleneksel yöntemlerle korunmaya çalışmaktadır. Aşağıda doğum kontrol yöntemleri ayrıntılı olarak incelenmektedir. Korunma isteyen kişilerin dikkat edeceği nokta her yöntemin her aileye uygun olmayabileceğidir. Bu yüzden genellikle aileye özel yöntem seçimi yapılmalıdır.

Doğum kontrol hapları, gebelikten korunma amacı ile ağızdan alınarak kullanılan ilaçlardır. Genellikle 21 adet tablet, günde bir adet olarak kullanılır ve tabletlerin bitiminde 7 gün ara verilir. ilk kutuya başlama adetin ilk günü olur, 21 tablet bittikten birkaç gün sonra sonraki ayın adeti başlar. Doğum kontrol hapları adetlerin olma zamanını düzenlemekle birlikte genellikle miktarını azaltmaktadırlar fakat bunda korkacak bir nokta yoktur. Bir gün ilaç kullanımı unutulursa anımsandığı ilk an tablet alınmalıdır. iki gün unutulursa gebelikten korunma çok azalacağından başka bir yöntem (kondom, takvim yöntemi vs.) kullanılmalıdır. Doğum kontrol haplarının kullanımının başlanmasıyla belli yan etkiler ortaya çıksa bile ilaç kullanımının devam edilmesiyle zamanla bunlar azalmaktadır. Dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da hap kullanımı olabildiği kadar sürekli olmalı, yani aniden ilaç kullanımı kesilmemelidir. 

Doğum kontrol hapları, genel olarak içerdiği kadınlık hormonu (estrojen) ile yumurtlamayı ve rahmin olası bir gebelik için hazırlanmasını engelleyerek etkili olmaktadır. Ayrıca içerdiği progesteron hormonu ile estrojenin bazı yan etkileri yok edilmeye çalışılmaktadır. Böylece az sıklıkla görülse bile bu hormonlara bağlı olarak bazı yan etkiler oluşabilmektedir. Kullanımın ilk üç ayında sıklıkla geçici olan bulantı, kusma, memelerde hassasiyet, kilo artışı, düzensiz kanamalar, lekelenmeler olabilir. Haplar uzun süreli kullanımda da başka bazı etkilere neden olabilmektedir. Bu etkilerin bazıları olumlu yöndedir. örneğin, yumurtalık ve rahim kanseri, yumurtalık iltihabı, dış gebelik, kansızlık, iyi huylu meme hastalıkları ve yumurtalık kisti oluşumunu azaltmaktadır. Doğum kontrol haplarının gebelikten koruyucu etkisi sürekli değildir bırakıldıktan sonra gebelik oluşabilir. Bazen özellikle düşük dozlu hapların bırakılmasından sonra adet gecikmeleri olabilir. Böyle bir durumda doktora başvurulmalı ve adet düzenleyici tedavi yapılmalıdır.

Rahim içi araç (RİA), özel bir plastik ve bakırdan yapılmış rahim içine yerleştirilerek kullanılan küçük bir alettir. RİA bir jinekolog tarafından adetin 2.-3. gününde ağrısız bir biçiminde yerleştirilebilir. Rahim içine yerleştirildiği ilk ay koruma oranı yetersiz olabilir. Bu dönemde başka bir yöntemle korunmak uygun olacaktır. Rahim içinde yabancı cisim etkisi yaratarak ve içerdiği bakırın etkisiyle gebelikten korumaktadır. Bakır yerine yavaş olarak hormon salgılayan RİA tipi de vardır. RİA'lar genellikle beş yıl süre ile etkilidir. Bu süre sonunda kullanım bırakılmalı veya uygun bir biçimde yenilenmelidir.

RİA kullanımı ile adet süresi uzayabilir ve miktarı artabilir. Bazen adet sancıları yaratabilir. Yapılan araştırmalar sonucunda infeksiyon sıklığını artırdığı saptanmıştır. Bu yüzden sık cinsel temastan kaçınılmalı, temizliğe dikkat edilmelidir. Her adet sonrası RİA'nın yerinde olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bunun için vajen içine parmak sokularak hareket ettirilerek RİA'nın ipi hissedilmelidir. RİA'nın gebelikten koruyucu etkisi çıkarıldıktan sonra devam etmez ve sonraki aylarda hemen gebelik oluşabilir.

Tuba ligasyonu, küçük bir operasyonla tubaların kapatılmasıdır. Laparoskopi, mini laparotomi (Karının açılması), veya başka bir operasyon sırasında yapılabilir. Tuba ligasyonu küçük de olsa bir operasyon yapılmasını gerektirse de çok güvenilir ve yan etkisi olmayan bir yöntemdir. Bu yöntemin geri dönüşü yoktur bu yüzden çocuk isteği olmayacak ileri yaştaki ve çocuk sayısı yeterli kadınlara yapılmalıdır. 

Aylık ve üç aylık iğneler, estrojen ve progesteron hormonlarının yağlı eriyikleridir. Aylık iğne (Mesigyna ®), adetin ilk gününde yapılır, bir ay boyunca etkili olarak gebelikten korunma sağlar. Enjeksiyon her ay yinelenmelidir. Üç aylık iğne (Depoprovera ®), ise adetin başlangıcından itibaren ilk üç gün içinde kullanılır. Etkili korunma süresi üç ay kadar sürer. Enjeksiyon düzenli olarak her üç ayda bir yapılmalıdır. Bu iki yöntem kullanım kolaylığı ve maliyetlerinin azlıkları nedeniyle kısa sürede popüler olmuşlardır. Bu yöntemlerin yakınma yaratan tek dezavantajı uzun süreli (6 aydan uzun) kullanımlar sırasında adet düzensizlikleri yaratmasıdır. Bundan korkulmamalı şüpheli durumlarda gebelik testi yaptırarak ilaç kullanımına devam edilmelidir.

Kondom (Prezervatif, kılıf), erkekler tarafından kullanılan yöntemlerin en güvenilir olanıdır. Kullanımı cinsel temas sırasında erkek cinsel organının sertleştiği sırada üzerine takılması ile olur. En uç kısımda meninin dolması için bir miktar boşluk bırakılmalıdır. Kondom üzerinde sperm öldürücü bir madde olduğundan her seferinde yeni bir kondom kullanılmalıdır. Kondom kullanımı ile seksüel yolla geçen infeksiyon oranı, özellikle hepatit B ve AIDS bulaşma sıklığı azalmaktadır. Basit ve ucuz bir yöntem olmasına rağmen güvenilirliği diğer yöntemlere göre daha azdır. çiftler tarafından cinsel zevki azaltabildiğinden bazen tercih edilmemektedir.

Diğer yöntemler, güvenilir değildir ve kullanımları zordur. Bu yöntemler önerilmemekle beraber bazı çiftler tarafından yeterli bir biçimde kullanılabilmektedirler. Geri çekme yönteminde erkek cinsel ilişki sırasında boşalma olmadan penisini geri çeker. Bazen engellenemeyen boşalmalar olabildiğinden bu yöntem güvenilir değildir. Takvim yönteminde kadınlarda yumurtlama zamanının tahmin edilmesine dayanır. Normalde yumurtlama adet başlangıcından sonra 13-14. günde olur. Yumurtlamanın izlenmesi ayrıca vücut ısısı takibi ile yapılabilir. Sabah uyanır uyanmaz koltuk altından vücut ısısına bakılır. Vücut ısısı yumurtlama döneminde 0.5 derece santigrat yükselir. Bu dönemde cinsel ilişki yapılmazsa veya dikkat edilirse gebelikten kaçınılmış olur. Fakat yumurtlama bazen beklenen tarihte olmaz ve bu da istenmeyen gebeliklere neden olabilir. Vajinal ovül veya vajinal temizlik yöntemleri güvenilir değillerdir ve sağlık açısından zararlı olabilirler. Vajenin doğal salgısının bu yöntemlerle bozulması buradaki organların hastalıklara karşı direncini azaltır.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar

Bu başlık altında toplanan hastalıklar (CUBH) iki insan arasında oluşan cinsel nitelikli yakın temasla bulaşan mikrobik (bakteri, virüs, parazitlere bağlı) hastalıklardır. Önceleri zührevi hastalıklar olarak anılan bu hastalıkların bir kısmı yalızca genital bölgede belirtilere neden olurken (kadında vajinal akıntı, erkekte üretradan akıntı, her iki cinste genital bölgede ülser gibi), diğer bir kısmı tüm vücudu etkileyen genel belirtilere neden olurlar (frengi, hepatit B ve AIDS gibi).

Bu hastalıkların bir kısmı için en önemli bulaşma yolu iki insanın cinsel nitelikli yakın teması iken (genital siğil, herpes simpleks, vajinit gibi), diğer bir kısım hastalıklar cinsel yolla bulaşmaya ek olarak kan yoluyla (AIDS ve hepatit B'nin virüsü taşıyan kanın nakledilmesiyle bulaşması gibi, anneden bebeğine henüz doğmadan frengi bulaşması gibi) ve cinsel ilişki dışındaki yakın temasla da bulaşabilmektedir (anneden bebeğine doğum esnasında ya da doğum sonrasında emzirme ve bakım esnasında bulaşan genital siğil, herpes simpleks ve hepatit B gibi, aile içinde günlük yaşam koşullarının paylaşılması sonucu bulaşan hepatit B gibi).

Bu gruptaki hastalıkların bulaşması için heteroseksüel ilişki (kadın-erkek cinsel ilişkisi) koşul olmadığı gibi, bulaşma için gerçek cinsel ilişki olmaksızın enfeksiyonu taşıyan birinin genital bölgesiyle yakın temas bile hastalığı almak için yeterli olabilmektedir (genital siğil gibi). Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tüm diğer bulaşıcı hastalıklar gibi bildirimi zorunlu hastalıklar grubunda yer alırlar.

Bu hastalıkların çoğu için cinsel ilişki dışında da çeşitli bulaşma yolları mevcuttur. Bu yüzden bu hastalıklardan birine yakalanan kişinin partnerini, ya da partnerin hastalığa yakalanan kişiyi sadakatsizlikle itham etmesi haksızlık olabilir. Dahası CYBH'larda görülen belirtiler başka hastalıklarda da görülebilir ve yalnızca belirtilere dayanarak, tanı konmadan karşı tarafı suçlamak anlamsızdır. 

Cinsel yolla bulaşan bir hastalığı olan kişinin hastalığın varolduğu zaman dilimi içinde ilişkide bulunduğu kişilere durumu bildirmesi ve bu kişilerin de kontrolden geçmeleri için uyarıda bulunması; tedavi bitene kadar, doktorun belirlediği süre içerisinde hiçbir cinsel aktivitede bulunmaması ya da doktorun izniyle prezervatif koruyuculuğu altında ilişkide bulunması partner(ler)ine ve topluma karşı en önemli sorumluluğudur.